Yaptığınız işte kalite ne kadar gerekli? Ne ölçüde kaliteli ürün ya da hizmet sunmanız gerekiyor? Çok mu fazla soru soruyorum? :-)
Yeri gelmişken Temel’e ithaf edilmiş bir fıkra nakledelim. Rivayete göre Temel kendisine sorulan her soruya doğrudan cevap vermek yerine soruyla karşılık veriyormuş. Bir gün birisi dayanamamış, ”Temel” demiş, “Niye her sorulana soruyla karşılık veriyorsun ki?”. Temel’in cevabı, kısa, öz ve alışkanlığını perçinler nitelikte; “Niye vermeyeyum ki?” :-)
Yukarıdaki sorular basit, ancak cevapları zor. Konuya giremiyorum bir türlü, bu defa da üniversiteden bir anı aklıma geldi. Sınavlardan sonra arkadaşlar sorardı, “Nasıl, sorular zor muydu?” diye, ben aynı vurdumduymazlıkla cevap verirdim her defasında, “Yoo, sorular gayet kolay ve anlaşılırdı, ancak cevapları zordu!” diye.
Bu sorular neden önemli? Kalitenin de bir maliyeti olduğunu unutmamak gerekli. Kalite ve süreç modellerinin bir kusuru da çook çoook pahalıya mal olmaları. Aksini iddia edenler olacaktır. Kabul, ama yukarıdaki soruların cevabını vermek kaydı ile. Ticari olarak başarılı olabilmek ve hatta ayakta kalabilmek için özellikle bu devirde harcanacak her kuruşun ve dakikanın hesabını yapmak gerek. Kalite ve süreç modellerine değil, ürün ve hizmette kalite artışında odaklanmak lazım. Aynı şey olduğunu mu düşünüyorsunuz? O zaman 1 numaralı yazıdan tekrar başlayın :-)
Bir örnek de burada vermeye çalışalım; siz hiç dünyaca ünlü ve başarılı şirketlerin kalite modelleri ile övündüklerini duydunuz mu? Şaşırtıcı değil mi? Bir televizyon ya da yüksek tirajlı gazete olmadığımızdan ve reklam kaygısı da yaşamadığımızdan doğrudan isim kullanabiliriz :-) İsimler rastgele seçilmiştir, siz favori markanızı eklemekten çekinmeyin.
Siz hiç Mercedes’in, Toyota’nın, ne bileyim Audi’nin ISO bilmemne sertifikasına sahip olmakla övündüğüne şahit oldunuz mu? Gerek yok değil mi? :-) Ürün zaten kendisini gösteriyor :-). Bir bilgiyi ön plana çıkarıyorlarsa da, bu doğrudan ürünle ilgili mesela Euro NCAP çarpışma testlerinden ürünlerinin aldığı sonuç ve yıldız sayısı ile ilgilidir. Otomobili hangi süreçlerle ürettiği değildir. Demeye çalıştığım da zaten bu, hedef herhangi bir kalite sertifikası değil, bizzat ürettiğiniz şey her ne ise onun kalitesini yükseltmek olmalı.
Bilişim sektöründen örnekleri çoğaltalım, Google, Microsoft, Oracle, IBM hangisinin CMMI-5 seviye olduğuna dair bir sertifikası var? Ya da gerçekten böyle bir denetime girseler acaba alabilirler mi? Böyle bir şeye gerek var mı? Diyeceksiniz ki, onlar zaten büyük, kendilerini ispatlamışlar, şimdi gerek yok. Peki bu şirketler henüz küçük birer işletme iken var mıydı?! Okuduğum kadarı ile Microsoft’ta felsefe, “Good enough to ship”. Piyasaya sürülebilecek kadar iyi olması yeterli. Bu ne kadar iyidir, ona da siz karar verin.
Kalite yolculuğunuzda başarılar :-)
