Yaptığınız işte kalite ne kadar gerekli? Ne ölçüde kaliteli ürün ya da hizmet sunmanız gerekiyor? Çok mu fazla soru soruyorum? :-)
Yeri gelmişken Temel’e ithaf edilmiş bir fıkra nakledelim. Rivayete göre Temel kendisine sorulan her soruya doğrudan cevap vermek yerine soruyla karşılık veriyormuş. Bir gün birisi dayanamamış, ”Temel” demiş, “Niye her sorulana soruyla karşılık veriyorsun ki?”. Temel’in cevabı, kısa, öz ve alışkanlığını perçinler nitelikte; “Niye vermeyeyum ki?” :-) Read More »
1. yazımızda önemli kusurlardan bir tanesine değinmiştik. O da kalite ya da süreç iyileştirme çalışmalarına başlarken, iyileştirilecek ürün/hizmet için bir kalite standardı hedefinin olmayışı idi.
Bu yazımızda ise, bir başka kusura, iyileştirilecek ürün/hizmet için başlangıçta bir ölçümün bulunmamasına değineceğiz. Bir kurum, kalite çalışmalarına, süreç iyileştirme çalışmalarına başladığında, genellikle iyileştirme sağlanacak alan ile ilgili elinde geçmiş dönemlere ait herhangi bir ölçüm ya da istatatistiki bilgi bulunmuyor. Kalite sistemlerinin bir çoğunda da, bilgi toplama ve ölçme süreçleri en baştan ele alınmak yerine, belirli bir olgunluk seviyesinden sonra gündeme geliyor. Basit anlatımıyla bu ne demek? Neyi ne kadar iyileştirdiğinizi, nerede ne kadar bir tasarruf ya da verimlilik artışı sağladığınızı çok uzunca bir süre bilemeyeceksiniz demek! O seviyeye ulaştıktan ve ölçmeye başladıktan sonra ise, muhtemelen zaten iyileştirilmiş bir süreciniz olduğundan çok fazla gelişme gösteremeyecek ve belki de hayal kırıklığına uğrayacaksınız.
Read More »
Kabul ediyorum, başlık biraz ağır oldu :-) Geleneksel ne? Kaliteden kasıt ne? Ne kusuru varmış? Bunun proje yönetimi ile ilgisi ne gibi bir çok soru akla gelebilir. O konulara geleceğim, az sonraaa…
Öncelikle defansif sürüş tekniklerine geçmek ve bir ön-savunma yapmak istiyorum. Bilinen kalite yöntemlerini eleştirirken amacım elbette bu yöntemleri kötülemek değil, ben de kalite düşmanı değil, olsa olsa kalite tutkunu biriyim. Bu savunmayı yapma gereğini neden duyuyorum? Malumu aliniz, ülkemizde bir şeyi eleştirmeye görün, hemen o şeyin düşmanı ilan edilirsiniz. O yüzden peşin peşin savunmamı vereyim, neme lazım.
Read More »
Türkçe söyledik olmadı, İngilizce söyledik gene olmadı, belki bu haber ilginizi çekebilir :-)
Doha, May 30, 2008 – PRINCE2 training course organised by administrative training unit of QOC’s human resource department from 22 – 29 May at Movenpick hotel Doha, was concluded on Thursday.
The training course marked a remarkable increase in number of trainees who affiliated to QOC’s departments, sections , units , beside attendance of staff members.
Read More »